Millet Neden Devlet Kurar? Ve Sonra Neden Devletine Sahip Çıkamaz?

 

Milletlerin devlet kurma arayışı, aslında varoluşsal bir ihtiyaçtan doğar. İnsan tek başına hem güvenliğini sağlayamaz hem de adaletle hükmedemez. Bu yüzden topluluklar bir araya gelir, ortak bir düzen yaratır ve bu düzene “devlet” derler. Devlet, milletin ortak iradesinin somutlaşmış hâlidir; güvenlik, adalet, düzen ve refah için var olur.

Ama ne gariptir ki, tarih boyunca kurulan pek çok devlet, bir süre sonra millete ait olmaktan çıkıp bir kişinin, bir zümrenin veya dar bir çıkar grubunun malı hâline gelmiştir. Peki neden?

Devletin Amacı ve Sapma Noktası

Devlet, aslında milletin kendisini koruması için kurduğu en büyük çatı kurumdur. Kurumlar halkın emeğiyle, vergisiyle, kanıyla ve canıyla var olur. Ama zamanla bu kurumlar halka hizmet eden mutfaklar olmaktan çıkar, gücü elinde bulunduranların çıkarlarını koruyan kalelere dönüşür. İşte bu noktada devlet, “milletin devleti” olmaktan çıkar ve bir “otorite aygıtı” hâline gelir.

Neden Sahip Çıkılamaz?

  1. Biat Kültürü: Millet, kendi kurduğu devletin asli sahibi olduğunu unutup, onu kutsal bir “üst varlık” olarak görmeye başlarsa, iradesini teslim eder. Bu da devletin halktan kopmasına zemin hazırlar.

  2. Şekilcilik ve Hiyerarşi: İnsanlar devletin ruhuna değil, sadece makamların şekline değer vermeye başladığında, kurumlar şeffaflıktan uzaklaşıp halktan yabancılaşır.

  3. Korku ve Sessizlik: Devletin yönetiminde tek seslilik hâkim olduğunda, halkın eleştiri hakkı bastırılır. Bu da devletin yavaş yavaş bir kişinin veya grubun mülkü hâline gelmesine sebep olur.

  4. Unutulan Ortak Hafıza: Devleti kurarken verilen canlar, dökülen kanlar, çekilen acılar unutulursa; devletin gerçek sahibi olan millet hafızasız kalır. Hafızasını kaybeden toplum, kendi kurumlarını korumakta da zayıf düşer.

Köleleşmenin Trajedisi

Bir milletin kendi kurduğu devlette köleleşmesi, aslında kendi iradesini terk etmesinin sonucudur. Devleti bir “baba” ya da “efendi” gibi görüp, kendi özgürlüğünü ikinci plana atmak, insanı özne olmaktan çıkarır. Böylece devlet, milleti özgürleştiren bir araç olmaktan çıkıp, onu baskılayan bir duvara dönüşür.

Çıkış Yolu: Sahiplenmek ve Hatırlamak

Millet, devletini yeniden sahiplenmek için şunları yapmalı:

  • Devleti kutsallaştırmadan onu halkın hizmetkârı olarak görmek.

  • Kurumları şeffaf, hesap verebilir ve halk denetimine açık kılmak.

  • Ortak hafızayı canlı tutmak, yani devleti kurarken verilen emeği ve bedeli unutmamak.

  • Biat kültürüne değil, hukukun üstünlüğüne dayanmak.

Çünkü unutulmamalıdır ki, devlet halk içindir; halk devlet için değil. Devletin sahibi millettir; milletin sahibi devlet değil.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SİRİUS'un ÇOCUKLARI

İnsanlık Neden Hiçbir İdeolojiye Sığmıyor?

 Çünkü: İdeolojiler İnsan Doğasından Kopuk Modern ideolojilerin neredeyse tamamı:  insanı değil sistemi merkeze alır.    insanı ya “üretim ...