Savaş İçin Sonsuz Bütçe, Halk İçin Sıfır Pay

 Dünyada ilginç bir çelişki var.

Savaşlar için her zaman para bulunur.

Silahlanma için bütçeler sınırsızdır.
Yeni silahlar geliştirilir.
Sonsuz gibi görünen savaşlar finanse edilir.

Ama konu yoksullukla mücadeleye gelince bir anda para yok olur.

Fırsat eşitsizliğini azaltmak için kaynak bulunamaz.
Yoksulluğu azaltmak için bütçe ayrılamaz.
Halkın refahı için para yoktur.

Ama savaş için vardır.

Güçlü Olan Hep Aynı

Sistem çoğu zaman aynı şekilde işler:

Boz.
Parçala.
Yok et.
Fakirleştir.
Silahlan.
Ez.

Ve sonunda küçük bir grup güç ve serveti elinde tutmaya devam eder.

Geri kalan toplumun yarısı bu savaşlarda ölür, diğer yarısı ise yas içinde bu düzeni finanse etmeye devam eder.

İran Örneği

Bugün biraz araştırma yaptım.

Iran dünyanın en büyük petrol gelirine sahip ülkeler arasında üst sıralarda yer alıyor.

Buna rağmen İran halkı bu petrol gelirlerinden doğrudan bir pay almıyor.

Ne düzenli bir vatandaş temettüsü var.
Ne yıllık bir kaynak payı dağıtımı.

Petrol gelirleri yöneticiler tarafından yönetiliyor ama halkın cebine bir kuruş bile girmiyor.

Bu oldukça çarpıcı bir durum.

Çünkü eğer tanımlanmış bir ülke varsa ve bu ülkede yaşayanlar köle değilse şayet, yani egemenlik kayıtsız şartsız milletinse şu soru kaçınılmazdır:

O ülkenin doğal kaynaklarından ülkenin sahibi olan millet nasıl yararlanamaz?

Bir ülkenin petrolü varsa ve o ülke halka aitse:

O petrolün geliri neden halka doğrudan dağıtılmaz?

Neden o kaynaklar bir avuç insanın kontrolünde kalır?

Ve neden halk, kendi toprağının zenginliğinden pay alamaz?

Eğer bir millet egemense, o ülkenin yer altı kaynakları da o millete ait olmalıdır.:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SİRİUS'un ÇOCUKLARI

Gerçek Bir Hukuk Devleti Nasıl Olmalı

  Kutsal Devlet Değil, Hesap Veren Devlet Bugün birçok ülke, ülkelerini “hukuk devleti” olarak tanımlıyor ama gerçekte olan şu: Kanunlar var...