İlahi Adalet: Kalbin Soğuduğu Anda

 İnsan bazen adaletin bu dünyada işlemediğini düşünür.

Birine haksızlık yapılır, kalpler kırılır, hak eden kazanmaz.
Ve o anda içimizde sessizce bir şey kopar:

“Kelimeler boğazımızda düğümlenir…”

İlahiyatçılar der ki, ilahi adalet ahirette tecelli eder;
ama ben buna inanamıyorum.
Çünkü yaşadıklarıma göre, ilahi adalet bu dünyada görünür.
Hatta bazen, kalbimizdeki yangını söndüren tek şey odur.


Bir Hayal, Bir Dolandırıcılık, Bir Yangın

Henüz 20 yaşımdaydım.
Aşık olmuştum —hem de tüm kalbimle, tüm güvenimle.
O kişi bana, annesinin kalp hastası olduğunu, ameliyat parası bulamazsa öleceğini söyledi.
Ve ben inandım. Hiç düşünmeden tüm birikimimi ve birde üzerine kredi çekip borçlanarak lazım olan ameliyat parasını tamamlayıp verdim.
Ama meğer her şey yalanmış.
O, beni kandıran bir dolandırıcıymış.

Paramı aldıktan sonra kayboldu,
abisini arayıp buldum ve konuştum, ama konuştuğumda ise sadece şu cevabı aldım:

“Vermeseydin, zorla mı aldık?”

Yasal yoldan da hiçbir şey yapamadım.
Çünkü her kuruşu kendi elimle vermiştim.
Ve işte o anda, sanki bütün dünyam başıma yıkıldı. Bu kadar aptal olduğum için, kendimden nefret ettim. Kedime olan tüm güvenimi kaybettim.
Kelimeler boğazıma düğümlendi,
nefes alamadım, içim kül oldu.


Evrenin Sessiz Cevabı

Aradan iki yıl geçti.
O adamın trafik kazasında yanarak öldüğünün haberini aldım.
Bir süre sonra da abisinin dükkanını kapatıp İstanbul'a kaçtığını,
ve orda bir kavgada vurularak can verdiğini öğrendim.

İşte o an kalbim soğudu. Ne sevinç, ne intikam, sadece bir sessiz denge hissi.

Evrenin cevabı, ilahi adaletti buydu.  Kimseden dilekçe almadan, kimseden izin istemeden, adaleti kendi diliyle tecelli ettirmişti. 

O gün anladım ki, ilahi adalet sadece öteki dünyada değil, bazen bu dünyanın tam ortasında tecelli eder.


Adaletin Gerçek Anlamı

Benim için adalet, artık sadece “suçlunun cezalandırılması” değil.
Adalet, haksızlığa uğrayan kalbin soğumasıdır.
Yani içimizdeki o ateşin sönmesi,
“tamam, denge sağlandı” diyebilmektir.

Evrenin yasası şudur:
Her eylem, niyetinin titreşimiyle geri döner.
Kimi zaman hemen, kimi zaman yıllar sonra…
Ama hiçbir şey kaybolmaz.
Ne iyilik, ne kötülük, ne gözyaşı.

Belki ilahi adalet, sandığımızdan daha yakındır —
biz sadece onu hemen fark edemeyiz.

O dönem yaşadığım acı, beni hem yakıp hem de uyandırmıştı.

Artık biliyorum:

Hiçbir dua boşa gitmiyor,
hiçbir ah sessiz kalmıyor.
Adalet sadece mahkeme salonlarında değil,
görünmez bir yerde,
bir kaza anında, bir kalp atışının son vuruşunda da tecelli ediyor.


          Kişisel Not

“Ben, atalarımızın ruhlarıyla iç içe yaşadığımıza inanıyorum.
Onların duası da bedduası da bizde yankılanır.
Bu yüzden, kimseye haksızlık etmemenin, kimsenin ahını almamanın ne kadar kutsal olduğunu biliyorum.
Çünkü ilahi adalet, sonunda hep yerini bulur.”

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

SİRİUS'un ÇOCUKLARI

İnsanlık Neden Hiçbir İdeolojiye Sığmıyor?

 Çünkü: İdeolojiler İnsan Doğasından Kopuk Modern ideolojilerin neredeyse tamamı:  insanı değil sistemi merkeze alır.    insanı ya “üretim ...