Büyük Hata Nerede Yapıldı?
Teknoloji Gelişti, Hukuk Yerinde Saydı
İnsanlık tarihinin belki de en büyük kırılma noktasından geçiyoruz.
Teknoloji baş döndürücü bir hızla gelişti; üretim arttı, verimlilik katlandı, robotlar ve yapay zekâ insan emeğinin yerini almaya başladı.
Ama aynı hızda gelişmeyen tek şey vardı: hukuk.
İşte büyük hata tam burada yapıldı.
İnsan Fazlalığı Yanılgısı
Bugün sistem bize şunu fısıldıyor:
“Bu kadar insana artık ihtiyaç yok.”
Bu cümle yüksek sesle söylenmiyor ama her politikada, her ekonomik kararda, her sosyal çöküşte kendini hissettiriyor. İşsizliğin normalleştirilmesi, güvencesizliğin kader gibi sunulması, yoksulluğun “doğal sonuç” ilan edilmesi tesadüf değil.
Daha da korkuncu şu:
İnsanlık, “insan fazlalığı” fikrine yavaş yavaş alıştırılıyor.
Doğrudan katliamlar belki yok ama; sistematik yoksulluk, bilinçli çaresizlik, sosyal çürüme, bağımlılık, umutsuzluk örtülü bir yok etme biçimi olarak işliyor.
Oysa sorun insan sayısı değil. Sorun eğitim ve hukukun, teknolojik çağın gerisinde kalmasıdır.
Çözüm Var Ama Konuşulmuyor
Çözüm aslında son derece açık.
1- Hukuk Sistemi Güncellenmelidir
Bugünün hukuku; sanayi toplumuna göre yazıldı, emek merkezli üretimi esas aldı, tekelleşmenin bu boyutu öngörülemedi.
Oysa artık: robotlar çalışıyor, algoritmalar karar veriyor, devasa şirketler ülkelerden daha büyük bütçelere hükmediyor.
Bu yeni düzende hukuk hâlâ 19. yüzyıl refleksiyle çalışamaz.
Hukuk, insanlık yararına yeniden düzenlenmelidir.
2- Eğitim Sistemi: Hukuk ve Finans Okuryazarlığı
Bugün insanlar neden bu kadar savunmasız?
Çünkü: haklarını bilmiyorlar, paranın nasıl çalıştığını anlamıyorlar, finansal sistemin nasıl sömürdüğünden habersizler.
Eğitim sistemi hâlâ:
“İyi bir iş bul, kurtul.”
mantığıyla işliyor.
Oysa artık iş yok.
Emek değil, sermaye çalışıyor.
Bu yüzden eğitim sisteminin temeli şu iki sütun üzerine kurulmalıdır:
Hukuk okuryazarlığı
Finans okuryazarlığı
Haklarını bilmeyen insanlar, köleleşir.
Paranın nasıl işlediğini bilmeyen insanlar, sömürülmeye mahkûm olur.
3- Büyük Şirketler Halka Açılmak Zorunda Olmalı
Bugün küçük esnaf neden bitti?
Çünkü dev şirketler tekelleşti.
Bugün emekçi neden çaresiz?
Çünkü robotlar üretimi ele geçirdi.
Peki çözüm ne?
Son derece net:
Devasa büyüklüğe ulaşan şirketler, hukuk güvencesi altında halka açılmak zorunda olmalıdır.
Bu bir lütuf değil, toplumsal denge şartıdır.
Ve yetmez…
4- Temettü Bir “İyilik” Değil, Hak Olmalıdır
Eğer: üretimi robotlar yapıyorsa, kârı birkaç kişi topluyorsa, milyonlarca insan işsiz kalıyorsa, o zaman o kâr topluma geri dönmelidir.
Bu yüzden: büyük şirketler için düzenli temettü dağıtma zorunluluğu hukuksal zemine oturtulmalıdır.
Bu, sosyal yardım değildir.
Bu, sadaka değildir.
Bu, toplumun üretimden doğan payıdır.
5- Borsa ve Finans Halkın Olmalıdır
Bugünkü finans sistemi kimin elinde?
Aracı kurumların, kapalı devre sermaye gruplarının, profesyonel spekülatörlerin.
Halk ise: uzaktan izliyor, korkutuluyor, “anlamazsın” denilerek dışlanıyor.
Oysa borsa:
birkaç kişinin kumar masası değil,
toplumun ortak üretim alanı olmalıdır.
Finans sektörü: aracı kurumların tekelinden çıkarılmalı, şeffaflaştırılmalı, doğrudan halka açılmalıdır.
Son Söz: İnsan Fazlalığı Yoktur, Hukuk Eksikliği Vardır
Bugün bize “fazlasınız” diyorlar.
Oysa gerçek şu:
Fazla olan insan değil, adaletsizliktir.
Fazla olan nüfus değil, tekelleşmedir.
Fazla olan emek değil, hukuksuzluktur.
Teknoloji insanlığı yok etmek için değil, özgürleştirmek için vardır.
Ama bu ancak hukuk güncellenirse mümkün olur.
Aksi halde:
teknoloji ilerler,
sermaye büyür,
ama insanlık çöker.
Ve bu, ilerleme değil;
medeniyetin çöküşüdür.