İnsanlık tarihi boyunca savaşların hep bir bahanesi oldu: vatanı korumak, güvenliği sağlamak, halkı savunmak… Ama gerçekte savaşların bedelini kim ödedi? Yine halk. Canıyla, kanıyla, geleceğiyle…
Bugün de manzara çok farklı değil. “Dünya liderleri” diye adlandırılan kişiler, ülkelerinin çıkarlarını koruduklarını iddia ediyor. Oysa ortaya çıkan tabloya bakınca sormadan edemiyorum: Gerçekte kimin için savaşılıyor?
Liderlerin Söylemi ve Halkın Ödediği Bedel
-
Putin, Rusya’yı korumak adına Ukrayna’ya savaş açtı. Ama sonuç ne oldu? Yüz binlerce genç Rus hayatını kaybetti. Rusya’da neredeyse bir nesil yok edildi. Halkın geleceği zedelenirken, iktidar ayakta kaldı.
-
Netanyahu, İsrail’i korumak adına yıllardır süren çatışmaları “güvenlik” söylemiyle meşrulaştırıyor. Ama İsrail'de neredeyse İsrailli kalmadı ve İsrail toplumunun ruhu paramparça oldu. Güvenlik adına milletler yok ediliyor ve travmalar büyüyor.
-
Türkiye’de ise resmi olarak savaş ilan edilmedi ama “terörle mücadele” ve “güvenlik” adı altında 100 binlerce asker ve milyonlarca sivil Türk kayboldu, milyonlarca hayat etkilendi. “FETÖ ile mücadele” adı altında Türklere yapılan soykırım örtbas edildi. Bu etiketle Türk toplumun büyük bir kısmı kendi devletine yabancılaştırıldı. Yani ortada yine aynı acı gerçek var: bedeli millet ödüyor.
Sözde Bu Liderler, Gerçekte Kim?
Bu liderler kendilerini milletin sesi gibi gösteriyor ama çoğu zaman halktan çok güç dengelerinin ve çıkar odaklarının sözcülüğünü yapıyor. Silah sanayii, küresel ekonomi, ideolojik hesaplar… Hepsi görünmez bir ağ gibi kararların arkasında. Yani “lider” diye bildiğimiz kişiler, aslında daha büyük güçlerin taşeronu olabiliyor.
İnsanlığın Tehlikede Oluşu
Savaşlar sadece cephede insan öldürmüyor; toplumların geleceğini de yok ediyor.
-
Genç nüfus yitiriliyor.
-
Milyonlarca insan göçe zorlanıyor.
-
Ortak hafızalar parçalanıyor.
-
Çocuklar geleceksiz bırakılıyor.
Bu yüzden asıl tehlike, insanlığın biyolojik olarak değil, toplumsal ve kültürel olarak tükenmesi.
Çıkış Var mı?
Tarih bize şunu gösteriyor: Gerçek değişim, çoğu zaman “büyük liderlerden” değil, uyanmış bireylerden ve harekete geçen toplumdan geldi. İnsanlık ailesi ancak birbirine sahip çıkarsa, devletlerini evrensel hukukun üstünlük ilkesiyle savunur ve korursa ancak, bu gözünü kan bürümüş liderlerin çıkar oyunlarını aşabilir.
Belki de artık şu gerçeği hatırlamanın zamanı: Savaşlar liderlerin değil, halkın sırtına yüklenmiş bir yüktür. Ve insanlık kendi iradesine sahip çıkmadıkça, bu sırtına yüklenen yük hep ağırlaşacaktır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder