AKSIS’in arşivinden sızan belgeler
arasında, karanlığın en yoğun hâli buydu:
İnfaz Protokolü.
Sıradan üyeler değil, sadece en üst
düzey yöneticiler görebiliyordu bu
belgeyi.
Ve şimdi, bu ölüm sessizliğiyle yazılmış
emir, Kayra’nın gözlerinin önündeydi.
Zincir’in iç çemberine ulaşan kopya, üç
aşamalı bir temizleme sürecini
içeriyordu —
Geri dönüşsüz hatırlayanlar için.
1. İzleme:
Hedef henüz fark edilmeden izlenir. Rüyaları analiz edilir, konuşmaları
dinlenir, dijital ayak izleri takip edilir.
Hatırladığını belli etmezse, sistem
sadece gözlemler.
2. İzolasyon:
Hatırlama kalıcı hâle geldiyse — yani
birey, geçmişiyle zihinsel bağ kurmaya
başladıysa — çevresiyle bağları kesilir.
İşten çıkarılır. Oturduğu semt değiştirilir.
Kimliği silinir.
Yavaşça görünmez biri hâline getirilir.
Sessizce boğulur.
3. İmha:
Son aşama.
Eğer tüm bastırma ve yalnızlaştırma
çabalarına rağmen birey hatırlamaya devam ederse, “toplumsal uyumu tehdit
ettiği” gerekçesiyle fiziksel olarak
ortadan kaldırılır.
Ama bu cinayet olarak geçmez.
Bunlar “kaza” olur.
Trafik kazası.İş kazası. Akıl hastalığına
bağlı intihar. Kalp krizi. Uyuşturucuya
bağlı intihar.
Gerçek yok edilir, hikâye yazılır.
Kayra belgenin sonuna geldiğinde,
parmakları titriyordu.
Ve orada, bir ismin altı kırmızıyla
çizilmişti:
Selda.
O an, kâğıttaki mürekkep değil, Kayra’nın
yüreğini delen soğuk bir kurşun gibiydi.
Zincir hemen harekete geçti.
Sirius'un Çocukları artık yayında?
🟢 Shopier'den Al / Okumaya Başla%20(1600%20x%202560%20piksel).png)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder